Pilatesin Yararları

  • Kaslarınızı uzatır ve esnekliğinizi artırır.
  • Vücuttaki yağ oranını azaltır, kas yoğunluğunu artırır, metabolizmayı hızlandırır, gözle görülür daralma ve toparlanma sağlayarak vücut hatlarını ideal formuna getirir.
  • Bedenimizin temel direği kabul edebileceğimiz omurgamızın sağlığını korumak, masa başı çalışma, bilgisayar ve cep telefonu kullanım alışkanlıkları ile bilhassa zorlaşmışken güçlü ve sağlıklı bir omurgaya sahip olmanıza yardım eder.
  • Kifoz (kamburluk) , Skolyoz (Omurganın yana eğriliği), Lumbar Lordoz (Omurganın belde eğriliği) gibi postür bozukluklarının ilerlemesini önler, azaltılmasına ve düzeltilmesine katkı sağlar.
  • Boyun fıtığı, boyun düzleşmesi, bel fıtığı gibi rahatsızlıklar için fizik tedavi uzmanlarınca da tavsiye edilen terapi yöntemidir.
  • Diğer egzersiz disiplinlerinin kolayca ulaşamadığı derin kasları çalıştırarak daha etkin bir antrenman ve daha gözle gürülür/hissedilir sonuçlar sağlar.
  • Özenle tasarlanıp oluşturulmuş metodolojisi sayesinde egzersiz sırasında sakatlanma riski açısından en güvenli egzersizleri sunar.
  • Vücudunuzun merkezi olan Core (çekirdek) bölgenizi güçlendirir.
  • Odaklanma, denge ve koordinasyon kabiliyetlerini geliştirir.
  • Atletik performansı artırır.
  • Farkındalığı yükseltir.
  • Sırt ve boyun ağrılarının giderilmesine yardımcı olur.
  • Sizi stresten arındırır.

PILATESİN DOĞUŞU

Pilates egzersiz sistemleri, 1883’te Almaya’da doğan Joseph H.Pilates tarafından geliştirildi ve adını da bu şekilde kazandı. Joseph ailenin 4 çocuğundan biriydi ve raşitizm, astım ve romatik ateş rahatsızlıkları olan bir çocuktu. Babası ödüllü bir cimnastikçi, annesi ise natüropat (fiziksel metodla tedavi uzmanı) idi. Joseph Pilates, vaktinin çoğunu evde çeşitli tıp ve özellikle Uzakdoğu sporları ile ilgili kitapları karıştırarak, kendisini bu iki dertten kurtarabilmek çözümleri arayarak dört duvar arasında geçirdi. Amacı tıp ve spor kitapları okuyarak kendi hastalıklarına çözüm aramaktı. Bu nedenle yoga, kayak, dans, savunma sporu ve ağırlık çalışmaları üzerinde uzmanlaştı ve tüm bunların birleşimi olarak pilatesi yarattı.

Joseph ve erkek kardeşi 1.Dünya Savaşı patlak verdiği sırada İngiltere’de yaşayan Alman vatandaşlarıydılar. Bundan dolayı Lancaster’da bir kampta düşman ilan edildiler. İşte bu dönemler Joseph’in kendi egzersiz sistemini geliştirmeye başladığı zamanlardı. Lancaster kampından, savaş zamanındaki hastalık ve yaralanmalar yüzünden acı çekenlere, gözaltına alınanlara ve askerlere kadar birçok kişiye bir tür hemşirelik yaptığı Man adasına transfer edildi.

Savaştan sonra Joseph Pilates Almanya’ya döndü ve 1925’te hükümet tarafından yeni Alman ordusunu eğitmesi istendi. Savaşta ağır yaralanmış, çeşitli organlarını kaybetmiş veya organları işlevlerini kaybetmek üzere olan askerleri çalıştırmaya başladı. Klasik pilates hareketleriyle muazzam başarılar elde etti. Sonrasında kendisini Amerika’ya taşınmaya yönelten birkaç gelişme oldu ve Amerika’ya yolculuğu sırasında Joseph, partneri olacak ve ileride ona metodunu geliştirip öğretmesi için yardım edecek olan Clara Zuener ile tanıştı.

Joseph ve Clara 1929’da New York’a gelerek 8.Cadde’de bir koordinasyon stüdyosu açtılar.

Uzun süre ilk müşterileri erkekler oldu, daha sonra kadınlar da ders almaya başladılar. Karı koca durmadan yeni hareketler yaratmaya, aralıksız kendi vücutları üstünde denemeye ve başarı elde ettikleri pilates hareketlerini öğrencilerine öğretmeye ve yaptırmaya başladılar. Çok ağır antrenman programları olan boksörleri, New York bale öğrencilerini çalıştırdılar.

Joseph Pilates’in stüdyosu New York’un dans topluluklarından yüksek sosyeteye kadar oldukça farklı kesimleri etkiledi.

Pilates, “Your Health(Sağlığın)-1934” ve “Return to Life Through Contrology” (Kontroloji ile Hayata Dönüş)-1945 adlarında, kendi egzersiz felsefesini ortaya koyan iki kitap yazdı.

Çalışmalarını yaymak için yıllarca çok uğraş vermiş fakat yine de 1950’lerde bu çaba ana tıp ve eğitim camiası tarafından başarısız olarak nitelendirilmiştir.

Sonunda 1960’ların ortalarında yöntem sessizce hem ABD hem de denizaşırı yerlerde kök salmaya başladı.

Joseph H.Pilates, 1967 yılında, 83 yaşında hayata gözlerini yumdu. Arkasında yarattığı onlarca klasik pilates hareketi, binlerce duruş bozukluklarından kurtulmuş, vücudu forma girmiş, fazlalıklarından kurtulmuş, sağlıklı kas sistemine kavuşmuş insan bıraktı. Clara ise 1976 yılında hayata gözlerini yumana dek stüdyoyu işletmeye devam etti.

Tüm bunların sonunda Pilates’in yöntemi daha geniş bir görünürlük kazandı. Bu durum 1980’lerde birinci nesil eğitmenlerin yeni nesil eğitmenleri yetiştirmeye başlamasıyla hız kazandı. 1995 yılına gelindiğinde Pilates kelimesi artık Webster sözlüğünde yerini almıştı. 1996’da Pilates adının telif hakkı için yargı süreci başladı. Mahkeme en sonunda 2000 yılında kararını açıkladı ve PİLATES kelimesi, Joseph ve Clara tarafından üretilmiş, kendine has aletleriyle yapılan kontrollü ve özgün bir egzersiz yöntemi olarak tescillendi.

Pilatesin Yararları